Ayraçlar…

Her ne kadar iki seven sayfayı birbirinden ayırsa da bu ayrılık ebediyete kadar değil siz kitabı tekrar okumaya başlayıncaya kadar…

Bana kalırsa ilk kitap ayracının yapılmasını unutmaya borçluyuz.

Unuttuğumuz karakterin hangi sayfada yaşadığını daha kolay bulmamız için hayatımıza girdi bu güzel ayraçlar.

oguz_atay

Bana kalırsa, bir “kitapları koruma derneği” kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli…*

Hayatımıza girdi ama unutmamak için her seferinde ayraç dışında keyfi buluşlar yaptık.

Sayfalar arasına kalem, flash bellek, sümüklü mendil ve hatta başka bir kitap bile bıraktık.

Yaramaz çocuğun kulağını büker gibi sayfa kenarlarını büktük.

Kolu kırılanlar bilir çektikleri acıyı…

Biz kütüphaneciler ne zaman masa üstünde kapağı açık bir şekilde ters bırakılmış  kitap görsek o kırıklığı hissettik…

Hissetmiş olmalıyız…

Bana kalırsa hissetmeliyiz!! 🙂

Neyse işte günler böyle geçip giderken kütüphane hizmetlerini pazarlama mı dersiniz kitapları koruma içgüdüsü mü dersiniz birçok kütüphane kendi kitap ayraçlarını yaptırıp kullanıcılarına dağıtmaya başladılar. Amaç ne olursa olsun yapılması gereken bu ve benzeri çalışmaların tüm kütüphanelere yayılmasını librArticulus ekibi olarak temmeni ediyoruz.

Eğer isterseniz çalıştığınız kütüphaneye ait kitap ayraçlarının fotoğraflarını mail adresimize gönderebilirsiniz. Biz de bir galeri oluşturup paylaşarak kitap ayracı olmayan kütüphaneleri kıskandırabiliriz 🙂

Bu arada kitap ayracının geldiği son noktayı merak edenler varsa şuna bir göz atsın derim. 🙂 elektronik kitap ayracı

*Oğuz Atay Caddesi, Tutunamayanlar Sokağı, No 576

libralogo