İster kütüphaneci olun, ister kütüphaneci adayı, ister kütüphane kullanıcısı, isterseniz ömrünüzde hiç kütüphaneye gitmemiş biri olun. Maksadı tamamen beyin fırtınası oluşturmak olan aşağıdaki sorular, kütüphane – toplum örgütlenmesinin hangi seviyede olduğu hakkında ipuçları verebilir. Öyle bir örgütlenme mevcutsa şayet!

  • Kişinin, grubun, toplumun dolayısıyla insanlığın gelişmesini sağlayan temel yapı taşı olan bilginin, doğru ve eksiksiz olarak adrese ulaşmasında kütüphaneler ne kadar etkindir? Ya da kütüphaneler bu misyonu üstlenmeli midir?
  • Yaşadığınız yere en yakın kütüphaneden haberiniz var mı? Cevabınız hayır ise ilgisiz olan siz misiniz yoksa “biz buradayız!” diyebilme konusunda kütüphaneler mi yetersiz? Cevabınız evet ise kütüphane kullanma sıklığınız, evinize olan mesafeyle orantılı mıdır?
  • Kütüphane hizmetleri konusunda ne kadar bilgi sahibisiniz? Kütüphaneler sizin için sessiz, sıkıcı mekânlar mıdır? Kütüphaneler, hizmetlerini pazarlamalı mıdır?
  • Kütüphane – internet grafiği çizeceksiniz. Değişkenlerinizin de zaman, kapsam ve maliyet olduğunu düşünürseniz, hangi değişken(ler) sizi internete, hangisi ya da hangileri kütüphaneye yakınlaştırır?
  • Dermesinde 2 milyon basılı kaynağı olan fakat teknolojiyi tam anlamıyla kullanamayan bir kütüphane midir tercihiniz; yoksa 10 bin temel basılı kaynağı olup, ilk adımınızı attığınız andan itibaren teknolojiyi iliklerinize kadar hissettiren bir kütüphane mi?

Sizin de sormak istediğiniz sorular olabilir ya da farklı fikirleriniz. Bize ulaştırırsanız seviniriz. Maksadına uygun olsun diye. Ne demiştik, “beyin fırtınası” 🙂

libralogo