Kütüphane, kütüphaneci, okuyucu, ILL, referans, süreli yayın diye devam eden, sayfalarca sözlüğü bulunan kelimeler bütünü bir mesleğe sahibiz.  Biz sahibiz de acaba bu millet bize ne zaman sahip çıkacak?

Aaa o bölüm İki yıllık mı diyen insanlarımız var bizim. Daha beteriyle de geçen gün otobüste karşılaştım. Onun okulu mu olur dedi.. Şaka bi yana otobüste karşılaştığım bir amca sizin meslek çok önemli, tüm istihbaratçılar bilgi belgeci diyerek gür sesiyle anlattı da anlattı. O an gaipten Kurtlar Vadisi müzikleri duymaya başladım. Otobüsten ne kadar karizmatik indiğimi size anlatamam.

Aslında toplumun da suçu yok. Bilmiyorlar. Ayıp mı? Değil. İyi de kardeşim o zaman niye öğrenmiyorlar diye aklınızdan geçirebilirsiniz. Biz bu soruyu kendimize sorduğumuzda biraz kendimizi biraz kültürel politikaları ama en çok da toplumu suçladık. Toplum kitap fuarlarını doldurduğu gibi doldurmadı kütüphaneleri…

Bu bloğu açarken kafamızda deli fikirler vardı. Yapılan hizmetler belli platformlarda sadece biz kütüphanecilere ulaşırken toplumun bunlardan habersiz olması bizi bu yola sürükledi. LibrArticulus‘u kütüphaneleri ilgilendiren ne kadar konu varsa paylaşmak için 5 kütüphaneci arkadaş birlikte kurduk. Gezdiğimiz kütüphaneleri tanıtırken bir gün okul kütüphanelerinde düzenlenen bir etkinliği ya da veri tabanlarıyla ilgili detayları da burada görebileceksiniz. Serbest atış köşesinde ise sizlerden gelen duygu, düşünce, anı vs aklınıza gelebilecek her türlü yazıyı sizin adınızla okuyucularla buluşturacağız. Herkes paylaşımlara -birbirine saygılı olmak koşuluyla- yorum yapabilecek ve bu da bizi ve mesleğimizi canlı tutarak hep birlikte mesleğimizi daha iyi yerlere getirecek yani öyle umuyoruz…

Uzun lafın kısası LibrArticulus’un geniş kitlelere ulaşması dileğiyle…

Tanıştığımıza memnun olduk.

libralogo